Ne gariptir ki sahip olduğunu sandığımız, birçok kere de sahip olduğumuz için şükrettiğimiz duygularımızı bir anda silip atabiliyoruz. Başkasının başına gelen menfi bir vak’ada hemen kendimizi düşünüp, “Aman Allah korusun” nidasını basabiliyoruz içimizden. Kendimizi onların yerine koyup bu şuurla davranmak kötü bir şey değil, bu hasletlere sahip olamamak da var. Ama eğer “benim başıma gelirse onlar da yardıma koşsun” düşüncesinde olayları karşılıyorsak, sükûnetimizi ve irademizi kaybeder, içten pazarlıklı bir hal almaya başlarız. Devamını oku…
Dün AK Parti hakkında açılan kapatma davasının sonuçlandığı gündü. Belki de Türkiye Cumhuriyeti’nin Demokrasi Tarihi açısından bir dönüm noktasıydı. Çünkü artık birilerinin gücünün halk‘a yetmediği ilk kez ispatlanmış oldu.
Anayasa Mahkemesi’nin verdiği utanç uyandıran kararlardan birine daha imza imza atılmamış daha doğrusu atılamamış olması ülkemiz ve rejimimiz adına sevindiriciydi. Peki nasıl oldu da bu karar çıkmıştı? Halbuki Türkiye’deki birçok aydın(!) ve usta hukukcu(!) kapatma kararının çıkacağından emindi. Ama yüksek mahkemenin üyelerinden çok şükür ki 5 tanesi onlarla aynı fikirde değildi. Devamını oku…

Facebook’taki “BENİM SADECE BAŞIM KAPALI BEYNİM DEĞİL” DİYENLER VE ONLARI DESTEKLEYENLER adındaki grupta dönen bir tartışma sonucunda bu konunun daha detaylı olarak yorumlanması gerektiğini düşünüyorum.
Soru çok basit: Başörtülü olmak birşeyleri temsil etmeyi gerektirir mi?
Konuya oradaki bir arkadaşın yaklaştığı gibi “Başörtülü olmak Müslüman Kadını’nı temsil etmektir. Eğer kendini bu temsiliyete hazır hissetmiyorsan başını açma özgürlüğün var.” diye düşünerek yaklaşırsak çok büyük bir gaflet içerisindeyiz demektir. Devamını oku…

Ak Parti kapatılsa da kapatılmasa da kıyamet kopar mı bu kapatma davası sonucunda? Evet son günlerde popüler olan sorulardan bir tanesi. Benim kişisel görüşüm keşke AK Parti kapatılsa da kıyamet kopsa. Artık birşeyler tersine dönse şu memlekette. Halkın Gücü’nün ne anlama geldiği, Cumhuriyet’in ne demek olduğu anlaşılsa. Devamını oku…

Az önce okuduğum bir haber daha doğrusu izlediğim Star Haber’den alınan bir videoda Abdüllatif Şener yeni bir siyasi oluşumun hazırlıkları içine girdiğinden bahsediyor.. Ve sonlara doğru sarf ettiği bir cümle var: “1 yıldır bana çevremdekiler yeni bir siyasi oluşum gerektiğini ve bunu benim başlatmam gerektiğini söylüyor” ve ülkedeki siyasi memnuniyetsizlikten bahsediyor. Bugünün tarihi 6 Temmuz 2008, Şener’in aday olmadığı ve Ak Parti’nin %47 oy aldığı tarih ise 22 Temmuz 2007. Devamını oku…